Oğlumun arkadaşı diye eve aldım bana neler yaptı

O gece salonda iki ayrı kanepeye uzandık. Uyuyamadım. Tavana baktım saatlerce. Düşünmekten kaçamadım. İçimde hem bir huzur hem de garip bir korku vardı. Korkunun adı neydi, bilmiyorum. Belki yargılanma, belki alıştığın yalnızlıktan sıyrılma korkusu.

Sabah olduğunda Hasan çoktan kalkmış, bahçede odun kırıyordu. Kapıyı açtım, serin köy havası yüzüme vurdu.

“İzin verdim, biraz yardımcı olayım sana,” dedi gülerek. “Senin gibi bir kadının bu kadar yükü yalnız taşımasına gönlüm razı gelmedi.”

O an içimden bir şey aktı. Sanki yıllardır üzerime çöken sis perdesi dağılmıştı. Teşekkür ettim ama gözlerim yine doldu.

“Evine iyi gelmişim galiba,” dedi yarı şaka yarı ciddi.

“Evime değil,” dedim. “İçime.”

İkimiz de sustuk. Bu cümle fazla gelmişti belki ama içtendi. Uzun zaman sonra ilk kez böyle hissetmiştim.

Sonraki Günler
Reklamlar