G-892JKVGF0C

Kendimden yaşça küçük erkek beni do... Devamını oku ..

Eski tiyatronun çatı katında, rüzgarın ve Paris’in uğultusu eşliğinde unutulmaz bir gece geçirdiler. Ne geçmişin kuralları vardı orada, ne de geleceğin kaygıları. Sadece Élodie’nin büyüleyici olgunluğu ve Julien’in durdurulamaz arzusu çatışıyor, birleşiyor ve geceyi yakıyordu.Şafak söküp Paris’in üzerine gökyüzü pembe bir tül gibi serildiğinde, Élodie üzerindeki paltoyu düzeltip Julien’in yanağına zarif bir öpücük kondurdu. Arkasını dönüp merdivenlerden aşağı inerken, arkasında hem büyülenmiş hem de hayatının en çılgın gecesini yaşamış genç bir adam bıraktığını biliyordu. Paris sabahına karışırken dudaklarında tek bir fısıltı vardı: C'est la vie.
Reklamlar