Bordeaux yakınlarında devasa bir şatoda yaşayan yaşlı ve zengin bir dük, kendisinden çok genç ve son derece çekici olan yeni eşinin sadakatinden şüphelenmektedir. Bir gün sadık hizmetkarı Pierre’i çağırır:
— "Pierre, bu gece Paris’e iş gezisine gidiyormuş gibi yapacağım. Sen gizlice Düşes’in odasının kapısında bekle. Eğer içeri bir erkek girerse anahtar deliğinden bak ve ne olduğunu bana aynen rapor et!"
Ertesi gün Dük şatoya döner ve hemen Pierre’i huzuruna çağırır:
— "Anlat Pierre! Gece neler oldu?"Pierre yutkunarak anlatmaya başlar:
— "Efendim, gece yarısı Düşes Majesteleri odasındaydı. İpek geceliğiyle aynanın karşısında saçlarını tarıyordu... Derken kapı açıldı ve içeri yakışıklı, kaslı genç bir adam girdi."
Dük heyecanla sorar:
— "Evet?! Sonra ne oldu?"
Pierre devam eder:
— "Adam Düşes’e yaklaştı, tek kelime etmeden onu belinden tuttu ve ateşli bir şekilde öpmeye başladı. Sonra geceliğinin askısını yavaşça omzundan düşürdü..."
Dük nefes nefese kalır:Tanrım! Sonra?"
Pierre:
— "Sonra efendim, adam Düşes’i kucağına aldı ve yatağa doğru götürdü. Yatağın kenarına geldiklerinde adam üstündeki gömleği tek hamlede yırttı, Düşes ise arzudan çıldırmış gibi onun saçlarını çekiyordu..."
Dük sabırsızlıkla bağırır:
— "Eee, bitir artık Pierre, sonra ne yaptılar?!"Pierre mahcup bir şekilde başını öne eğer:
— "Valla efendim, tam o sırada ikisi de yatağın üzerine yatıp elbiselerini tamamen çıkarınca... Ne yalan söyleyeyim, Fransız erotizmi öyle bir seviyeye ulaştı ki ben anahtar deliğinden bakmayı bıraktım, içeri girip katıldım!"
5. Sınır İhlali
Bir Fransız, bir İtalyan ve bir Alman; Alp Dağları’ndaki çok lüks ve izole bir otelde konaklamaktadır. Otelin sauna bölümünde son derece alımlı, sadece havluya sarınmış güzel bir Fransız kadını dinlenmektedir.