Devamlu kocasunın mexarına giden kadın

Boğazım dügümlendi. “Annen kim?”
Zeynep başını eğdi. “Annenin adı Sevil. Bana kızma, ama ben onun telefonundan bir adres gördum. Mezarlık yazıyordu. Ben de buraya geldim. Çünku annem barna hep Oraya gitme derdi. Ne zaman sorsam, ağlamaya başlardı
İçimde buz gibi bir korku yükseldi. Murat’ın ölümünden sonra hayatımda ilk kez, sanki görünmez bir el omzuma dokunmuş gibi inkildim. Bir şeylerin yanlış olduğu
hisai… O kadar keskinleşti ki nefesim daraldı.
“Sevil…” dedim. Bu isim, hafızamın bir köşesinde yankılandı. Murat’ın iş arkadaşlarından biri miydi? Eski bir komşu mu? Yoksa geçmişten bir gölge mi?
Zeynep’in titreyen sesine odaklandım. “Annenin başka söylediği bir şey var mi?” diye sordum
Kız çantasından buruşmuş bir kağıt çıkardı “Bunu da verdi,” dedi. “Okuma yazmam var ama bu yazı çok kanşik”
Kağıdı açtım. Üzerinde aceleyle karalanmış birkaç satır vardı. Gözlerim satırların üzerinde gezdikçe midem daha da devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisniz
Reklamlar