G-892JKVGF0C

Zengin yaşlı adamın evinde temizlikçiydim bir gün bana bunu yaptı.. Devamını oku

Zengin yaşlı adamın evinde temizlikçiydim bir gün bana bunu yaptı..�� Devamını oku23 Yaşındaydım, 70 Yaşında Yatalak Zengin Bir Adamın Evinde Hizmetçilik Yapıyordum… Bir Gece Odasını Temizlerken Elimi Tuttu ve Hayatımı Değiştirecek Bir Şey Yaptı23 yaşındaydım ve hayatımda sahip olduğum tek şey, her sabah işe giderken otobüs parasını hesaplamak zorunda kalmayacağım bir gelecek umuduydu.

Annem hastaydı. Babam yıllar önce bizi terk etmişti. Üniversiteyi yarıda bırakmak zorunda kalmış, ne iş bulursam yapmaya başlamıştım.

Sonunda bir ajans aracılığıyla, şehrin dışında devasa bir malikanede hizmetçilik işi buldum.

Ev sahibinin adı Rauf Bey’di.

70 yaşındaydı.

Yıllarca büyük şirketler kurmuş, servetiyle tanınan bir adamdı. Fakat geçirdiği ağır bir kaza sonrasında belden aşağısı felç kalmış ve yatağa bağımlı hale gelmişti.

İlk işe başladığım gün bana yalnızca bir şey söyledi:

“Burada işini yap. Ama geçmişimi merak etme.”

Sesinde öyle sert bir ton vardı ki, başımı bile kaldırmadan,

“Merak etmiyorum efendim,” dedim.

Aslında merak ediyordum.

Çünkü evde garip bir şey vardı.Koridorlarda asılı onlarca fotoğrafın hiçbirinde Rauf Bey’in yanında ailesi görünmüyordu.

Ne eşi vardı ne çocuğu.

Sadece gençliğine ait fotoğraflar ve başarı belgeleri…

Bir de üst kattaki kilitli oda.

O odaya kimse girmiyordu.

İlk birkaç hafta Rauf Bey’le aramızdaki ilişki tamamen mesafeliydi.

Ben odasını temizliyor, ilaçlarını getiriyor, yemeklerini hazırlıyor ve ihtiyaçlarını karşılıyordum.

Fakat zaman geçtikçe onun sert görüntüsünün altında bambaşka bir adam olduğunu fark ettim.

Bazen kitap okurken uyuyakalırdı.

Bazen eski bir şarkı açar, uzun süre tavana bakardı.

Bir keresinde çorbasını masaya koyarken bana,

“Sen hiç hayal kuruyor musun?” diye sordu.

Gülümsedim.

“Hayal kuracak kadar vaktim olmuyor.”

“İnsan hayal kurmayı bıraktığında yaşlanır,” dedi.

O cümleyi hiç unutmadım.

Sonra bir gece her şey değişti.

Saat gece yarısını geçmişti.

Ev sessizdi.

Rauf Bey’in odasını temizliyordum. Perdeleri kapatıp komodinin üzerindeki kitapları düzenlerken arkamdan sesini duydum.

“Bir dakika.”

Döndüm.

Bana bakıyordu.

“Efendim?”

“Şu çekmeceyi aç.”

Komodinin altındaki küçük çekmeceyi gösterdi.

Açtım.

İçinde eski bir saat, birkaç mektup ve sararmış bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafı elime aldığım anda Rauf Bey’in yüzü değişti.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz
Reklamlar