G-892JKVGF0C

Yetmişli yaşlarını süren Emine, e

Aylar huzur içinde geçerken beklenmedik bir sabah Kemal kahvesini içerken göğsünü tuttu ve olduğu yere yığıldı. Hastaneye yetiştirilemeden kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.

Cenazeden sonra Emine için ikinci acı başladı.

Henüz eve geleli birkaç dakika olmuştu ki Merve elinde bazı belgelerle karşısına çıktı.

“Evi hemen terk edeceksin.” dedi.

Tapuların aile vakfına ait olduğunu, Emine’nin hiçbir hakkı bulunmadığını söyledi. Murat ise Emine’nin getirdiği eski bavulu sessizce kapının önüne bıraktı.

Emine sadece Kemal’in bir fotoğrafını almak istedi.

Merve buna bile izin vermedi.Üzerindeki siyah cenaze kıyafetleriyle bavulunu aldı ve gözyaşları içinde evden ayrıldı.

Gidebildiği tek yer, yıllar önce vefat eden kız kardeşinden kalan küçük bir prefabrik evdi.

İlk günler onun için çok zordu. Kemal’in aldığı sabahlığı koklayarak ağlıyor, yaşadığı haksızlığı anlamaya çalışıyordu. Birkaç gün sonra konağı arayıp sadece Kemal’in balık tutarken çekilmiş fotoğrafını istedi. Merve telefonu yüzüne kapattı.

Ardından aileden gelen resmi bir mektupla, bir daha kendileriyle iletişime geçmemesi gerektiği bildirildi. Mektupta Kemal’in son zamanlarında akıl sağlığının yerinde olmadığı bile iddia ediliyordu.

Emine artık mücadele edecek gücü kalmadığını düşünüyordu.

Yeni mahallesindeki komşusu Fatma, ona yemek getirerek destek oldu. Küçük köy camisindeki insanlar Emine’yi geçmişiyle değil, kişiliğiyle tanıdı. Zamanla acısını kabullenmeye başladı.

Tam her şeyin bittiğini düşündüğü günlerden birinde kapısına siyah bir makam aracı geldi.

Araçtan inen kişi kendisini avukat Ahmet Bey olarak tanıttı.
Reklamlar