G-892JKVGF0C

Yaşlı Adamın Onurlu Mücadelesi ve Büyük Adaleti

Ertesi gün Cenk, depodaki güvenlik kameralarından ve Gülden’in çıkardığı resmi evraklardan karısının yaptıklarını başından sonuna kadar öğrendi. Şifresinin hırsızlar tarafından nasıl kullanıldığını ve babasının sırtından nasıl hançerlendiğini görünce hıçkırıklara boğuldu. “Baba, ben ne yaptım? Farkında bile değildim” diye ağladı. Tarık olarak ona yirmi dört saat süre tanıdım. Ertesi sabah evimin önünde Selin’in lüks valizleri dizilmişti. Selin yaptıklarını savunmaya çalışsa da Cenk bile artık ona karşı sessiz kalmadı. Gerçek yüzü ifşa olan Selin, öfkeyle bir taksiye binip orayı terk etti.

Aylar süren yasal soruşturmalar ve mahkeme süreçlerinin ardından şirketimiz ve varlıklarımız yasal güvenceye kavuştu. Tarık Baran olarak, kazandığım servetin büyük bir kısmını merhum eşim Meral’in adını taşıyan bir mesleki eğitim vakfına bağışladım. Bu vakıf, dürüstlükle çalışmak isteyen gençlere rehberlik edecekti. Oğlu Cenk ise hatasını telafi etmek için şehir merkezinde mütevazı bir daireye taşındı. Artık her pazar günü evime geliyor, geçmişin muhasebesini birlikte yapıyor ve akşamüstü çayımızı huzurla içiyoruz.

Ben yeniden kendi odama, kendi yuvama geri döndüm. Meral’in hatıra fotoğraflarını ve haçını duvara astım, masamı yerleştirdim. Anladım ki gerçek haysiyet, haksızlığa karşı susmakta değil; kendi emeğine, onuruna ve değerlerine sahip çıkmaktadır. Hayatım boyunca sabahın üçünde yollara düşen o emekçi adamın kokusu, bu evde her zaman gururla var olmaya devam edecek.
Reklamlar