Sadece bir kurye geldi, Murat," dedim sesimi olabildiğince doğal tutmaya çalışarak. "Seni beklerken biraz hava alayım demiştim."
Murat mutfağa doğru yürüdü, ceketini çıkardı. "Hava çok kasvetli," dedi sırtı bana dönükken. "Akşam için güzel bir yemek yapalım mı? Elif’in en sevdiği tarifi hatırlar mısın?"
O an, içimdeki tüm korku yerini soğuk bir kararlılığa bıraktı. Elif, bu mektubu bana Murat’ı bitirmem için değil, kendimi kurtarmam için bırakmıştı. Ama ben, kendimi kurtarırken onun yarım bıraktığı adaleti de sağlayacaktım.
"Hatırlıyorum, Murat," dedim masaya doğru yürürken. "Hatta her şeyi hatırlıyorum. Ama artık başka bir şeyler daha hatırlamam gerekiyor. Mesela, neden yirmi yıl önce o şehirden apar topar ayrıldığını?"