G-892JKVGF0C

Oğlum karısının önünde bana 30 kez vurdu…

OĞLUMUN ATTIĞI 30 TOKATTAN SONRA TEK BİR KELİME ETMEDİM... AMA ERTESİ SABAH ONUN HAYATINI BİR İMZAYLA DEĞİŞTİRDİM
Her tokadı hafızama kazıdım.
Bir...
İki...
Üç...
Otuz.
Canım acıyordu.
Ama asıl kırılan yüzüm değil, baba yüreğimdi.
Oğlum Emre, bana artık ihtiyacı olmadığını düşünüyordu.
Gelinim Seda ise hiçbir şey olmamış gibi olanları izliyordu.
İkisi de yaşadıkları villanın gerçek sahipleri olduklarına inanıyordu.
Oysa bütün hikâye tam da burada değişiyordu.
Ben Hasan Yıldırım.
Altmış sekiz yaşındayım.
Ömrümü çalışarak geçirdim.
Kazandığım her şeyi ailem için biriktirdim.
Yıllar önce Emre ile Seda mutlu olsun diye onlara büyük bir villa aldım.
Ama tapuyu kendi kurduğum şirket üzerine yaptırdım.
Bunun sebebi güvensizlik değildi.
Sadece bir gün karakterlerinin gerçekten nasıl olduğunu görmek istemiştim.
Ne yazık ki yanıldım.
Önce bana mesafe koydular.
Sonra beni yaptıkları hayatın dışında bırakmaya başladılar.
En sonunda doğum günü yemeğinde götürdüğüm antika saati küçümseyip herkesin önünde beni aşağılamaya kalktılar.
Ben yalnızca geçmişi hatırlatınca Emre öfkeyle ayağa kalktı.
Ardından bana defalarca tokat attı.
Karşılık vermedim.
Çünkü vereceğim cevap yumrukla değil, hukukla olacaktı.
O gece sessizce evden ayrıldım.
Sabah ilk iş avukatımı aradım.
Şirket müdürüyle görüştüm.
Villa satışa çıkarıldı.
Kısa süre içinde yeni alıcıyla anlaşma sağlandı.
Öğle saatleri gelmeden bütün işlemler tamamlandı.
Tam o sırada telefonum çalmaya başladı.
Arayan Emre'ydi.
Ancak birkaç dakika önce kapısı çalınmıştı.
Kapıda duran kişiler, yıllardır gerçek sandığı hayatın aslında ona ait olmadığını söylemek üzere gelmişti.
Peki kapı açıldığında neler yaşandı? Emre gerçeği öğrenince ne yaptı? Hasan Bey geri adım atacak mıydı? Devamını okumak istiyorsanız "EVET" yazın... ����
Reklamlar