Kerem duştan çıktığında, ben çoktan sakinleşmiştim. Ona hiçbir şey söylemedim. Ertesi gün bir avukata gittim. Durumu anlattım. Avukatım, “Bu ciddi bir suçlama. Elinizde kanıt var mı?” diye sordu. Ben de o mesajın ekran görüntüsünü aldığımı söyledim. Avukatım, “Bu yeterli değil. Daha fazla kanıt toplamalıyız” dedi.
O günden sonra sessizce kanıt toplamaya başladım. Şirket evraklarını, banka hesap dökümlerini, Kerem’in Barış’la yaptığı yazışmaları… Her şeyi kaydettim. Altı ay boyunca hiçbir şey belli etmedim. Kerem ve Barış, planlarının fark edilmediğini sanıyorlardı.
Gerçeği ortaya çıkardığım an