Masanın üzerindeki zarfa baktım. Üzerinde eşimin el yazısıyla yazılmış adım duruyordu: Leyla’ya…
Nefesim kesildi. Gözlerim Sinan’a kilitlendi, zihnimdeki bütün arzular ve heyecan bir anda yerini derin bir sarsıntıya bıraktı. “Bu… bunu nereden aldın?”
Sinan başını öne eğdi, sonra gözlerimin içine tüm samimiyetiyle baktı. “Eşin… vefat etmeden önceki son haftasında hastanede benimle tanıştı. Ben o dönem orada gönüllü olarak çalışıyordum. Durumunun kötüleştiğini biliyordu.
Sana doğrudan söyleyemediği, yüzüne karşı yazamadığı şeyleri bu mektuba döktü ve bana emanet etti. ‘Eğer bana bir şey olursa, Leyla’nın hayatı durmasın. O genç, onun yaşaması, yeniden sevmesi, yeniden hissetmesi gerek. Doğru zaman geldiğinde bu mektubu ona ver’ dedi.”Titreyen ellerimle zarfı açtım. Eşimin tanıdık, zarif el yazısı sayfaya dökülmüştü. Kelimeler gözyaşlarımın arasından parıldıyordu:
“Güzel Leyla’m… Bu dünyadan erkenden ayrılmak zorunda kalırsam, sakın arkamdan hayatını bir mezara çevirme. Yası tut ama içinde kaybolma. Bir gün yeniden birine bakmak, yeniden dokunulmak, yeniden arzulanmak ve sevmek istersen sakın kendini suçlama. Yaşamak, geride kalanların görevidir ve sen yaşamayı en çok hak eden insansın…”
Mektubu göğsüme bastırırken gözyaşlarım sel gibi aktı. Aylardır sırtımda taşıdığım o devasa suçluluk hissi, bir başkasına arzu duyma korkusu, yalnızlığın getirdiği o donuk utanç bir anda un ufak oldu. Eşim bana en büyük vedasını, özgürlüğümü bağışlayarak yapmıştı.Sinan yanıma geldi, sessizce yanımda durdu. Bu kez aramızdaki çekim sadece tensel bir açlık ya da ani bir heyecan değildi; paylaşılan bir acının, verilen bir sözün ve geleceğe açılan temiz bir kapının sıcaklığıydı.
Elini uzatıp yanağımdaki yaşları sildiğinde, bu dokunuşun artık geçmişe bir ihanet değil, hayata yeniden tutunmanın ilk adımı olduğunu biliyordum.
Dışarıdaki fırtına dinmeye, yerini dingin bir yağmur sesine bırakmaya başlamıştı. Evin aylardır süren o soğuk sessizliği nihayet dağılmış; yerini iki insanın birbirinin yarasını sararken bulduğu o derin, anlamlı ve yeniden başlayan hayatın sıcaklığına bırakmıştı.