Yatağın kenarına oturduğumda gölgeler birbirine geçerdi. Emre odaya girer, kapıyı sessizce kapatıp kilitlerdi. O an aramızda konuşulmayan, adeta havayı kalınlaştıran bir gerilim asılı kalırdı.
Gözleri üzerimde dolaşırken, bakışlarındaki yoğunluk nefesimi keserdi. Bana yaklaşır, parmak uçları boynumun kenarından omzuma doğru usulca kayardı.
Tenimin alev aldığını hissederdim ama aynı zamanda içimde düğümlenen o büyük sorunun ağırlığıyla sarsılırdım: Bu gece yine mi aynısı olacaktı?