Rauf, Derya’nın babasıyla yıllar önce ortaklık yaptığını anlattı. Fakat bu ortaklık sırasında büyük bir yolsuzluk ortaya çıkmış, Derya’nın babası suçlanmıştı. Rauf ise onun suçsuz olduğuna inanmış ve gerçekleri araştırmaya başlamıştı.
“Baban ortadan kaybolmadan önce bana bir şey emanet etti,” dedi Rauf.
“Ne?”
“Senin geleceğini.”
Derya’nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
Rauf, babasının aslında kaçmadığını, ailesini korumak için yıllarca başka bir ülkede saklanmak zorunda kaldığını söyledi. Fakat asıl şok bundan sonra geldi.
“Baban hayatta,” dedi.
Derya olduğu yerde dondu.Yirmi yıldır öldüğünü sandığı babasının hayatta olduğunu öğrenmek, dünyasını altüst etmişti.
Fakat neden Rauf’la evlenmesi gerektiğini hâlâ anlayamıyordu.
Rauf başını eğerek devam etti.
“Baban bana, bir gün sana ulaşmamı ve seni korumamı söyledi. Çünkü geçmişte yaptığı bazı şeyler yüzünden seni kullanmak isteyen insanlar vardı. Ben seni yıllarca uzaktan takip ettim. Seni tanıdığımda ise bunun artık sadece bir görev olmadığını anladım.”
Derya ayağa kalktı.
“Beni korumak için mi benimle evlendin?”
Rauf gözlerini kaçırdı.
“Başlangıçta evet.”
Bu cevap Derya’nın canını acıttı.