Seninle evlenirken seni sevdiğimi sanıyordum. Sonra bunun bir yalan olduğunu düşündüm. Ama şimdi anlıyorum ki mesele yaşımız değilmiş. Mesele, birbirimizin hayatını kendi kararlarımızla seçip seçmediğimizmiş.”
Rauf gözleri dolarak ona baktı.
Derya devam etti:
“Ben senin yanında kalmayı seçiyorum. Ama artık beni korumak bahanesiyle hayatımı yönetmeyeceksin.”
Rauf başını salladı.
“Bundan sonra karar senin.”
İki yıl sonra herkesin “Bu evlilik nasıl olur?” diye konuştuğu o sıra dışı evlilik, bambaşka bir gerçeğe dönüşmüştü.
Derya sonunda şunu anlamıştı:
Bir insanın hayatına kimin girdiği değil, o insanın kendi hayatının direksiyonunu ne zaman eline aldığı önemliydi.
Yaşları arasındaki elli yıllık fark, insanların gözünde hâlâ tuhaf görünüyordu. Ama Derya artık başkalarının ne düşündüğünü önemsemiyordu.
Çünkü hayatında ilk kez bir evlilikten değil, kendi seçtiği hayattan sorumluydu.
Ve bazen insanın gerçek özgürlüğü, istediği kişiyle kalmak değil; kalıp kalmayacağına kendisinin karar verebilmesidir.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.