İşte bütün gizli konuşmaların sebebi buydu.
Telefonda onlarca kadın vardı.
Kimisine "Aşkım."
Kimisine "Hayatım."
Kimisine ise bana söylediği cümlelerin aynısını yazmıştı.
"Gözlerini kapattığımda sadece seni görüyorum."
Aynı mesaj...
Kelimesi kelimesine...
Sadece isim değişiyordu.
Dizlerimin bağı çözüldü.
Koltuğa oturdum.
Adam hâlâ kendini kurtarmaya çalışıyordu.
"Ben kimseyi dolandırmadım. Onlar bana kendi istekleriyle yardım etti."
Polislerden biri sertçe cevap verdi.
"İnsanların duygularını kullanarak para almak da suçtur."
Telefon kayıtlarında başka ayrıntılar da çıktı.
O gün beni neden otele götürmek istediği de ortaya çıktı.
Dışarıda bekleyen iki arkadaşı varmış.
Ben evden çıkınca evi rahatça boşaltacaklarmış.
Pencereden sürekli dışarı bakmasının sebebi de onların gelip gelmediğini kontrol etmesiydi.
Kapıyı çalanlar ise polislerden önce gelen apartman görevlisi olmuş.
Adam açılmaması için paniklemiş.
Görevli durumdan şüphelenince polisi aramış.
Polisler ise zaten uzun süredir onu takip ettikleri için kısa sürede adrese ulaşmış.
Birkaç dakika içinde kelepçelendi.
Giderken bana son kez baktı.
"Ben seni gerçekten seviyordum."
Eskiden olsa bu söze inanabilirdim.
Ama artık gözlerindeki korkunun bana değil, yakalanmış olmasına olduğunu görebiliyordum. devamı diğer sayfada