Herkes susmuş, gözlerini önce bana, sonra Neriman’ın elindeki telefona çevirmişti. Ben ise birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedim. Çünkü o an, günlerdir içimde biriken öfkenin yerini tuhaf bir sakinlik almıştı.
Neriman telefonu havaya kaldırdı.Bunu sen yaptın, değil mi?” diye bağırdı. “Bana bunu nasıl yapabildin?”
Levent hemen annesinin yanına gitti.
“Anne, ne oluyor?”Neriman telefonu ona uzattı. Levent ekrana baktığı anda yüzündeki ifade değişti.
Ben uzaktan ne olduğunu görmeye çalışıyordum. Sonunda Levent başını kaldırıp bana baktı.
“Bunu gerçekten sen mi gönderdin?” diye sordu.Derin bir nefes aldım.
“Evet.”
Neriman öfkeyle üzerime yürüdü.
“Sen benim ailemi rezil ettin!”
“Hayır,” dedim sakin bir sesle. “Ben sadece gerçeği ortaya çıkardım.”
Her şey aslında o sabah başlamıştı.
Kahvaltıda Neriman tabağıma bakıp, “Canım, bugün plaja gitmek için biraz fazla yemişsin galiba!” dediğinde herkesin gülmesi hâlâ aklımdaydı. O an yüzüm kızarmış, boğazım düğümlenmişti. Ama en çok Levent’in sessizliği canımı yakmıştı.
Sonraki günlerde Neriman’ın sözleri daha da ağırlaştı. Plaja giderken üzerime giydiğim pareoyu eleştirdi, fotoğraf çektirirken arkamda durmamı söyledi, hatta bir akşam diğer kadınlara dönüp benim “doğumdan sonra kendine bakmayı bıraktığımı” ima etti.
Ben ise her seferinde sustum.Çünkü oğlumuz henüz sekiz aylıktı. Tatilin huzursuzlukla geçmesini istemiyordum. Levent’in ailesiyle arasında kavga çıkmasını da istemiyordum.
Fakat dördüncü gün, odada yalnızken aynanın karşısına geçtim ve kendime uzun uzun baktım.
Evet, vücudum eskisi gibi değildi.Ama sekiz ay önce bir çocuk dünyaya getirmiştim.
Uykusuz geceler geçirmiş, günlerce doğru düzgün yemek yemeden bebeğimizle ilgilenmiş, onun ateşlendiği gecelerde sabaha kadar başında beklemiştim.
Bedenimdeki değişiklikler utanılacak bir şey değildi.Ben sadece bunu unutmuştum.
O gece telefonumda tesadüfen bir fotoğraf gördüm. Neriman, kahvaltıda söylediği sözlerin ardından beni gizlice çekmişti. Fotoğrafı aile grubuna göndermiş ve altına, “Plajda herkes dikkat etsin, yeni görüntümüz bu,” diye yazmıştı.
Mesajı görünce ellerim titredi.
İşte o anda bir karar verdim.
Kimseye bağırmayacaktım.
Kimseyle kavga etmeyecektim.Ama bir daha da kendimi savunmak için utanmayacaktım.
Telefonumdaki aile grubunu açtım ve sadece birkaç cümle yazdım.
Önce o sabah çekilmiş fotoğrafı paylaştım. Ardından son dört gün boyunca Neriman’ın benimle ilgili yazdığı ve söylediği sözlerin ekran görüntülerini ekledim.
Sonra da tatil evinin güvenlik kamerasından alınan kısa bir görüntüyü gönderdim.
Görüntüde Neriman’ın benim hakkımda diğer aile üyeleriyle konuştuğu açıkça görülüyordu.
Ama benim asıl gönderdiğim şey bunların hiçbiri değildi.Telefonumda, Neriman’ın kendi oğluyla yaptığı eski bir konuşma da vardı.
Aylar önce Levent’e gönderdiği bir mesajda benim doğumdan sonra psikolojik olarak zorlandığımı bildiğini, buna rağmen “biraz sert davranılırsa kendine geleceğimi” söylediğini yazmıştı.