G-892JKVGF0C

Kardeşim, doğuştan görme engelli en yakın arkadaşıyla evlendi.

Kardeşim, doğuştan görme engelli çocukluk arkadaşıyla dünyaevine girdiğinde bunun gerçek sevginin en güzel örneği olduğunu düşündük. Ama beş yıl sonra Emir'i kaybettiğimiz gün, Merve'nin bana söylediği birkaç cümle ailemizin tüm geçmişini sorgulamama neden oldu.

Emir ve Merve daha yedi yaşındayken tanışmıştı.

Merve doğuştan görme engelliydi ve çoğu çocuk onu dışlıyordu.

Ama Emir her zaman onun yanında oldu.

Merve'nin evlat edinildiğini ve biyolojik annesi tarafından doğumda terk edildiğini öğrendiğimizde bile Emir'in ona bakışı hiç değişmedi.

İlkokuldan lise sonuna kadar onu her gün evine götürdü, çantasını taşıdı ve hiçbir zaman yalnız hissettirmedi.

Bir gün Merve'ye gülerek şöyle dedi:

"Bir gün sen benim eşim olacaksın."

Aradan yıllar geçti.

Üniversiteden sonra sözünü tuttu ve Merve ile evlendi.

Onların mutluluğu hepimize umut veriyordu.

Ancak beşinci evlilik yıl dönümlerinden hemen önce Merve beni gözyaşları içinde aradı.

Emir kalp krizi geçirmişti.

Hastanede saatlerce bekledik.

Sonunda doktor kapıdan çıkıp acı haberi verdi.

"Maalesef... Yapabileceğimiz hiçbir şey kalmadı."

Kardeşimi kaybetmiştim.

Tam o sırada Merve beni kenara çekti.

"Ayşe... Sana Emir'in vasiyeti gibi gördüğü bir gerçeği anlatacağım."

"Bunu daha sonra konuşamaz mıyız?" dedim.

Başını salladı.

"Hayır. Annenle baban gelmeden önce bunu yalnızca sen bilmelisin."

Şaşkınlıkla ona baktım.

"Neden? Neyi saklıyorsunuz?"

Merve gözyaşlarını silerek fısıldadı:

"Emir'in benimle evlenmesinin gerçek sebebini hiç kimse bilmiyor. Ama artık sen öğrenmek zorundasın."

Ve o an, tek bir sırrın bütün ailemizin kaderini değiştireceğini henüz bilmiyordum.. Devamı ilk yorumlarda ⬇
Reklamlar