Bir süre sonra sohbetin tonu değişti. Bana yaklaşmak istedi. İşte tam o an içimde bir şey koptu. Aklıma kocam geldi. Yalnız bırakan, ilgisiz ama hâlâ hayatımın gerçeği olan adam… Kaynanam, evim, yıllardır sustuğum şeyler… Ve kendim. Aynada her gün baktığım ama sesini duymadığım kendim. “Dur” dedim. Adam şaşırdı. Geri çekildi. Gözlerimin dolduğunu fark edince sordu: — Bir sorun mu var? Derin bir nefes aldım. Aylarca sakladığım gerçeği, titreyen bir sesle söyledim: — Ben bekar değilim… Evliyim. O an yüzündeki ifade hiç aklımdan çıkmadı. Ne öfke vardı ne bağırma… Sadece hayal kırıklığı. Ayağa kalktı. Siyah çantayı aldı. — Keşke baştan söyleseydin, dedi. Ben yalanla başlayan bir şeyin içinde olmak istemem. Kapıdan çıkarken arkasından bakakaldım. Ev bir anda çok sessizleşti. Ama bu sessizlik, önceki yalnızlığımdan farklıydı. Çünkü ilk kez kendimle yüzleşmiştim. O gece sabaha kadar uyuyamadım. Ağladım. Kendime kızdım. Ama şunu da fark ettim