Yavaşça yaklaştı. Parmak uçları, diğerinin yanağında sıcak bir iz bırakarak boynuna, oradan da omuzlarına doğru süzüldü. Bu küçük dokunuş, adeta aralarındaki tüm barajları yıktı. Dudakları birleştiğinde, sabırsızlıkla beklenen o yoğun sıcaklık tüm odayı sardı.
Her öpücük, bir öncekinden daha derin ve daha talepkardı. Eller, kıyafetlerin üzerinden bile hissedilen ten sıcaklığını ararken zaman tamamen durmuş gibiydi. Loş ışığın duvara vurduğu gölgeler, iki bedenin sabırsız ve tutkulu uyumunu yansıtıyordu. Gece, sadece tenlerin fısıltısı ve iki kalbin aynı ritimle çarpmasıyla akıp gitti...