Bir adım daha yaklaştı. Aradaki son mesafeyi de kapattığında, üzerindeki ince elbisenin pamuklu kumaşı ıslak tenime değdi. Parmak uçları, sanki beni durdurmak ya da tamamen kendine çekmek ister gibi kararsızca omzuma dokundu. Teninin sıcaklığı, duşun buharını bile geride bırakacak kadar yoğundu.
"Banyodaki sızıntı..." dedi, sesi belirsiz bir fısıltıdan ibaretti. "...sadece bir bahaneydi."