Bazen toplantıları uzuyor. Neden soruyorsun?” Levent gözlerini kaldırıp bana baktı. “Çünkü her şeyin iş yüzünden olmadığını biliyorum.” O cümleyle birlikte içimde yıllardır kurduğum güven duvarında ilk çatlak oluştu. “Ne demek istiyorsun?” diye sordum. Levent cebinden telefonunu çıkardı. Ekranı açtı, bir süre tereddüt etti ve ardından telefonu bana uzattı. Ekranda Serhat’ın bir fotoğrafı vardı. Ama fotoğrafta yalnız değildi. Yanındaki kadını tanımıyordum. Daha da kötüsü, fotoğrafın çekildiği yer bizim evimize yalnızca birkaç sokak uzaklıktaki bir restorandı. “Bu fotoğrafı ne zaman çektin?” diye fısıldadım. “Ben çekmedim,” dedi Levent. “Bana bir arkadaşım gönderdi. Ama mesele sadece bu fotoğraf değil.” Telefonunu geri aldı ve galeride başka bir görüntü açtı. Bu kez ekranda Serhat’ın bir kadınla el ele yürüdüğü görülüyordu. Dünyam başıma yıkılmış gibi hissettim