Şimdi ise karşında kendi ayakları üzerinde duran bir kadın var.” Mahkeme sonunda hem maddi haklarımın büyük kısmını korudu hem de kızlarımızın velayetini bana verdi. Fakat Ahmet’in asıl kaybı para değildi. Birkaç ay sonra şirket tamamen benim yönetimime geçti. Ben çalışmaya devam ederken Elif ve Mina da okullarında başarılarıyla parlamaya başladı. Bir akşam kapım çaldı. Karşımda Ahmet vardı. Elinde küçük bir çanta, yüzünde pişmanlık vardıBen hata yaptım,” dedi. “Seni de kızlarımı da kaybetmek istemiyorum. Yeniden başlayabiliriz.” Bir süre sustum. Sonra kızlarımın odasına baktım. Ahmet’e dönüp sakince şöyle dedim: “Sen bizi erkek çocuğun olmadığı için terk ettin. Ama ben kızlarım sayesinde yeniden ayağa kalktım. Beni terk ettiğin gün kaybettiğin şey bir eş değildi. Sana rağmen dimdik durmayı öğrenen bir kadındı.