Ahmet salona özgüvenli bir şekilde girdi. Yanında pahalı takım elbiseli avukatı vardı. Bana bakarken yüzünde küçümseyen bir ifade vardı. Duruşmanın ortasında avukatım söz istedi ve şirket belgelerini sundu. Ahmet’in yüzündeki ifade bir anda değişti. Meğer şirketin büyümesinde benim yıllar önce verdiğim sermaye ve fikri katkılarım resmi kayıtlarda hâlâ duruyormuş. Üstelik Ahmet, şirketin bazı hisselerini tek başına kendisine geçirmek için hazırladığıbelgelerde benim imzamı taklit etmeye bile kalkmıştı. Daha da kötüsü, bu belgelerin tarihi boşanma davasından çok öncesine dayanıyordu. Boşanmave Ayrılık Ahmet’in yüzü bembeyaz oldu. “Bu bir yanlış anlaşılma,” dedi. Ben ilk kez ona doğrudan baktım. “Hayır Ahmet. Yanlış anlaşılma değil. Sen yıllarca beni sadece sana erkek çocuk verecek bir kadın olarak gördün.