Sessizliğin ağırlaştığı küçük bir kasaba evinde, aynı yatağı paylaşan ama aralarındaki mesafe her geçen gün uzayan Leyla ve Murat yaşıyordu. Murat, uzun süredir içten içe sürdürdüğü sessiz mücadelesinde mağlup olmuş, iktidarsızlığın getirdiği mahcubiyetle karısının yüzüne bakamaz hale gelmişti. Yatak, onlar için bir birleşme yeri değil, her gece yinelenen sessiz bir başarısızlığın ve çekincelerin alanıydı. Murat, bu eksikliği evdeki yetersizliğine bağlayarak kendi içine kapandıkça, Leyla’nın içindeki yalnızlık duygusu da derinleşiyordu.