Kimse cevap vermedi.
Tam o sırada karnımdaki sancı yeniden şiddetlendi. Gözlerimi kapatıp dişlerimi sıktım. Hemşire yanıma gelip cihazları kontrol ederken kayınvalidem kapıya doğru birkaç adım attı.
“Bir dakika dışarı çıkabilir miyim?” diye sordu.
“Hayır.”Sesim beklediğimden daha sert çıkmıştı.
Kayınvalidem durdu.
“Sen burada kalacaksın,” dedim. “Bana ne olduğunu anlatmadan hiçbir yere gitmeyeceksin.”
Hemşire derin bir nefes aldı.
“Hanımefendi, size bir şey söylemem gerekiyor.”Boğazım düğümlendi.Ne?”
Hemşire elindeki dosyaya baktı.
“Bu hastaneye ilk kez gelmiyorsunuz.”
Kaşlarımı çattım.
devamı sonraki sayfada...
“Ne demek istiyorsunuz?”
“Geçen hafta kayınvalideniz buraya geldi.”Başımı ona çevirdim.
“Ne?”
“Gebelik kayıtlarınız ve doğum planınız hakkında bazı sorular sordu. Ayrıca sizinle ilgili bir dosya bırakıldı.”
Kayınvalideme baktım.
Yüzü bembeyaz olmuştu.
“Benden habersiz hastaneye mi geldin?”Ben sadece…”
“Ne yaptın?”
Kayınvalidem cevap vermedi.
Hemşire masanın üzerindeki dosyadan bir kâğıt çıkardı.
“Bu belgeyi imzalayan kişi siz misiniz?”
Kâğıda baktım.
Altındaki imza benim değildi.Ama adım yazıyordu.
O an içimde korkunç bir şüphe oluştu.
“Bu ne?”
Hemşire dudaklarını birbirine bastırdı.
“Bebeğiniz doğduktan sonra yapılması planlanan bir işlemle ilgili.”