YEMİN EDİYORUM, HER ŞEYİ YANLIŞ ANLIYORSUN!" diye hıçkırdı en yakın arkadaşım Merve, onu erkek arkadaşımla ortak dairemizde yakaladığımda. Neredeyse herkesten ihanet bekliyordum. Ama ondan değil. On feş yıl boyunca Merve'yi kız kardeşim gibi sevdim. "ONU SINIYORDUM," diye ağladı daha sonra. "SENİ KORUYORDUM!" Onu üç yıl boyunca dünyamdan çıkardım. Stres yüzünden bebeğimi kaybettim çünkü o sırada hamileydim. Babam kanser olduğunda, hastaneye ev yapımı çorba ve utanç dolu gözlerle geldi. "Burada oturmayı hak etmiyorum," diye fısıldadı. "Ama beni kovmadığınız sürece kalacağım." Kovmadım. Belki de keder beni yumuşatmıştı. Ama onu affettim. Yıllar yavaş yavaş geçti. Demir ile evlendim. Merve, tüm törenim boyunca mendillerle hıçkıra hıçkıra ağladı.