Onları, gerekebileceğini hissettiğim için getirmiştim.
Zarfı nikâh memuruna verdim. Kaan’a döndüm. Parmağımdaki yüzüğü çıkardım ve avucuna bıraktım.
“Bana zarar veren kişinin yanında yer aldıktan sonra benim yanımda duramazsın,” dedim. “Bu düğün bitti.”
O andan sonra kimse gülmediGelen sessizlik, salondan da çiçeklerden de, yıllarca sevilmek için uyumlu olmaya çalıştığım zamandan da daha büyüktü. Kaan elindeki yüzüğe bakıyordu, sanki şaşırtıcı olan şey buydu. Annem konuşmaya yeltendi, sustu, sonra gözyaşlarının işe yaramayacağını anlayınca öfkeye geçti.
“Ailemizi rezil ediyorsun,” dedi sertçe.
Neredeyse gülümseyecektim. Hayatımın büyük kısmında bu cümle beni yıkardı. O gün ise beni özgürleştirdi.