Bu evde kadın erkeğe hizmet eder. Beğenmiyorsan gitmek için hâlâ vaktin var.”
Düğün törenimiz biteli henüz birkaç saat olmuştu. Gelinliğimle oturduğum odaya kapıyı çalmadan giren kayınvalidem Sevim, önüme kirli, deterjanlı suyla dolu ağır bir plastik kova fırlattı. İçindeki erkek çamaşırlarını göstererek, “Bunları elde yıkayacaksın! Bu evde boş şeylere elektrik harcanmaz. Yarın sabah da erkenden kalkıp herkese kahvaltı hazırlayacaksın,” diye emretti.Şaşkınlıkla, “Ben Kaan ile evlendim Sevim Hanım, sizin hizmetçiniz olarak işe alınmadım,” dedim. Yüzü öfkeyle kasıldı ve avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.
İki yıldır Kaan ve ailesi beni Ankara’da mütevazı bir dairede oturan yetim bir büro çalışanı olarak biliyordu. Oysa ben, küresel çapta milyarlarca dolarlık fonları yöneten Anka Yatırım Holding’in yönetim kurulu başkanı ve ana hissedarı Ceyda’ydım. Gerçek kimliğimi gizlemiştim; çünkü bir erkeğin beni servetim için değil, gerçekten ben olduğum için sevip sevmediğini görmek istiyordum.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.