Mehmet’le 1962 yılının Sevgililer Günü’nde nişanlandık. Üniversite yurdunda, küçücük bir masanın üzerinde titrek mum ışığında bana uzattığı gül buketi hâlâ gözümün önündedir. O gün verdiği sözleri hayatı boyunca tuttu. Her Sevgililer Günü çiçek getirdi. Bazen bir demet papatya, bazen kırmızı güller… Ama asla eli boş gelmedi.
“Bu günü unutursam kalbim dursun,” derdi şakayla karışık.