Bunu duyduğum an içimdeki öfke yangına dönüştü. Annemi elinden tutup salona götürdüm. Kanepede yayılan Duygu ve içkisini yudumlayan Volkan beni görünce şaşırdı. Volkan’a “Ben bu evin sahibiyim ve az önce anneme hizmetçi dediğini duydum. Yarım saat içinde eşyalarınızı toplayıp bu evi terk ediyorsunuz” dedim.
Volkan ise pişkince gülerek, “İki yıldır buradayız, yasal olarak kiracı sayılırız. Bizi pat diye sokağa atamazsın” diyerek meydan okudu.
Hiç tartışmadım. Annemi alıp hemen yakınlardaki lüks bir otele yerleştirdim. Ardından avukatım Harun Bey’i arayarak tüm tapu, banka dekontları ve mülk belgelerini ilettim. Akşam saat 21.00 olduğunda Volkan ve Duygu evde arkadaşlarına parti veriyordu. Sokakta polis otoları ve avukatımın aracı belirdiğinde Volkan kapıya yine o küstah tebessümüyle çıktı. Ancak bu kez karşısında sadece gurbetten dönmüş yorgun bir kadın değil; kanunlar, belgeler ve gerçekler vardı…Volkan’ın yüzündeki o kendinden emin ifade, avukatım Harun Bey ve polis ekiplerini karşısında görünce bir anda yok oldu. Yapılan hızlı hukuki incelemelerde durumun sadece bir aile içi anlaşmazlık olmadığı, ortada ciddi bir finansal istismar ve usulsüzlük bulunduğu belgelendi.