Parası olmayan yaşlı bir adama bedava akşam yemeği verdim — ertesi sabah,

Ertesi sabah, içimde bir merakla lokantamın kapısını açtım. Kapının önünde beyaz bir zarf beni bekliyordu; bir şeylerin işareti gibi. O an, her şeyin bir anlamı olduğunu düşündüm. Paranın değil, insanlığın ve paylaşılan anların önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. Yaşlı adamın bana bıraktığı bu zarf, belki de hayatın minik ama değerli jestlerinden biriydi. İçindeki not, hissettiğim duyguları kelimelere döküyordu: “Bu akşam bana sunduğun sıcak yemek için çok teşekkür ederim. Gözlerindeki ışık, karanlık günlerimde bana umut oldu.”İşte, bazen bir gülümseme, bazen bir yemek, hayatımızı değiştiren küçük mucizelere dönüşebilir. Bir insanın hayatına dokunmak, belki de en büyük zenginliğimizdir. Böyle anlar, insan ruhunun derinliklerine işleyen, sevgi ve merhamet dolu hikayeler yaratır. Ayrıntılar diğer sayfada...Haberin devamını okumak için gorsel üzerınden diğer sayfaya geçiş yapınız.
Reklamlar