Kolay olmadı. Ama kendi emeğiyle oldu.
Aylar sonra, babası tahliye edildi. Annesi devlet hastanesinde tedavi görmeye başladı. Hayat hâlâ mütevazıydı ama artık kimse bir başkasının merhametine bağlı değildi.
Genç kız bir akşam yine pencere kenarına oturdu. Yola baktı. Bu kez umutsuzlukla değil, kararlılıkla.
O gece konaktan kaçarken aslında sadece bir evden değil, korkudan da kaçmıştı.
Anladı ki gerçek güvence, başkasının serveti değil; insanın kendi iradesiydi.
Ve bazen en karanlık gece, insanın kendi kaderini seçtiği gecedir.