42 yaşımda aşık oldum

Bütün planı benle yaptı. Mekan ayarlandı, küçük bir organizasyon hazırlandı. Senin gelinlik giymek isteyip de giymediğini biliyorum diye söyledi bana…” Bacaklarım titredi. “Ben… ben kötü bir şey sandım…” dedim fısıltıyla. Eşim yanıma geldi. Elleri yüzümü tuttu. Gözlerimin içine baktı. “O ihtimali aklına getirdiğin için kendime kızıyorum. Sana güven duygusunu eksik mi hissettirdim?” O an gözyaşlarım boşaldı. Onun göğsüne yaslandım. “Hayır… sadece korktum. Çünkü seni çok seviyorum.” O da ağlıyordu. “Ben de seni. Hem de 42 yaşımda yeniden doğmuş gibi. Sana sürpriz yapmak istedim ama seni korkutmuşum.” O gün ofisteki küçük masa başı hazırlık aslında daha büyük bir planın parçasıydı. Dostumun telefon etmesi planın bir bölümüydü — beni ofise çekmek için. Ama zamanlama yanlış olmuş, heyecan paniğe dönüşmüştü. Akşam olduğunda beni götürdükleri küçük salonu gördüğümde içimdeki bütün kırgınlık eridi. Beyaz sade bir elbise… küçük bir nikah masası… birkaç yakın dost… Eşim diz çöküp elimi tuttu. “Kimseye haber vermeden evlendik ama bugün seni herkesin önünde bir kez daha istiyorum. Benimle yeniden evlenir misin?” O an anladım… Aşk sadece heyecan değilmiş. Aşk bazen korkunun içinden geçip güvene varmakmış. Bazen yanlış anlama, doğru bir sevginin sınavıymış. Gülümsedim. “Evet… her şeye rağmen evet.” Ve o gece, aylarca geciken geliş saatlerinin aslında benim için kurulan bir hayalin parçası olduğunu öğrendim
Reklamlar