Kapıyı bir hışımla açtım. Odanın içindeki manzara gözlerime bir an bulanık geldi. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarım uğulduyordu. Bir saniyelik sessizlik… Ardından bir çığlık: “ŞŞŞŞ!” O an herkes bana döndü. Eşim… masasının önünde ayakta duruyordu. Gözleri kocaman açılmıştı. Yanında iki çalışanı ve… telefondaki o dostum. Dostum. Elinde bir kutu vardı. Eşim bir adım bana doğru geldi. “Erken geldin…” dedi şaşkınlıkla. Ben konuşamadım. Boğazım düğümlendi. İçimde saniyeler içinde bin tane senaryo yazılmış, bin tanesi yıkılmıştı. “Ne yapıyorsunuz burada?