Efendim, Salı günü saat tam 14:00'te eşiniz evden çıktı. Saat 14:15'te şehrin en lüks oteline girdi. 14:20'de odasına genç ve yakışıklı bir Fransız girdi."
İş adamı heyecanla sorar: "Evet, sonra ne oldu?"
— "Saat 14:25'te birlikte şampanya içtiler. 14:35'te eşiniz elbiselerini çıkardı. 14:40'te adam da soyundu. 14:45'te yatağa girdiler ve lambayı söndürdüler. Ondan sonrasını karanlık olduğu için göremedim."
İş adamı masaya vurarak öfkeyle bağırır:
— "Kahretsin! Yine aynı şey! Hep bir belirsizlik, hep bir şüphe! Bu dünyada neden hiçbir şey bir İsviçre saati gibi net ve kusursuz değil?!"