G-892JKVGF0C

Torunum, Amcasıyla Çıktığı Deniz Gezisinden

Polis ekipleri on beş dakika içinde Kaan'ın evine geldi. Ben hâlâ garajın beton zemininde oturuyor, elimdeki eski bez parçasını bırakmadan titriyordum. Paketin içinden çıkanlar yalnızca birkaç eşyadan ibaret değildi; İpek'in o gün kolundan hiç çıkarmadığı, üzerine adının kazındığı gümüş bileklik, küçük pembe saç tokası ve en altta katlanmış, su geçirmez bir poşete yerleştirilmiş bir not vardı.

Notu açtığımda gözlerime inanamadım.

"Beni aramayın. Ben iyiyim. Bana söz verdi. Bir gün geri döneceğim."

Yazı İpek'in el yazısına çok benziyordu ama on bir yaşındaki bir çocuğun bunu kendi isteğiyle yazıp yazmadığını anlamak imkânsızdı.Polis memurlarından biri notu dikkatlice delil poşetine koyarken diğeri bana, "Bunu daha önce hiç gördünüz mü?" diye sordu.

Başımı hayır anlamında salladım.

Tam o sırada Kaan eve geldi.

Garajın önündeki polis araçlarını görünce yüzünün rengi bembeyaz kesildi.

Beni görünce ilk söylediği cümle, "Anne... Paketi açtın mı?" oldu.

O soruyu duyduğum anda içimdeki son umut da söndü.

Çünkü daha paketten bahsetmemiştim.

Polisler hemen Kaan'ı gözaltına aldı.

İlk ifadesinde yedi yıl önce anlattığı hikâyeyi tekrarladı. İpek'in kanodan düştüğünü, akıntının onu sürüklediğini, kendisinin yetişemediğini söyledi.

Ancak paket bulunduğu andan itibaren dosya yeniden açıldı.
Reklamlar