Temel ile fadime evlenmişler, zifaf gecesinde temel fadimeye sana bişey göstereceğim dünyada bundan başkasında yok der ve dalgayı çıkarır.. fadime :aboooooow der neyse aradan bikaç ay geçer ve temel iş gezisine gider temelin yeğeni dursun da fadimeye göz koyar..
devamı sonraki sayfada
Temel ile fadime evlenmişler, zifaf gecesinde temel fadimeye sana bişey göstereceğim dünyada bundan başkasında yok der ve dalgayı çıkarır.. fadime :aboooooow der neyse aradan bikaç ay geçer ve temel iş gezisine gider temelin yeğeni dursunda fadimeye göz koyar.. bunlar fadimeyle işi pişirirler temel döndüğünde fadimenin morali bozuktur ne oldu? der temel sen bana yalan söyledin der fadime hani ondan tek sende vardı? temel şaşırır anlar ki fadime bi b..k yedi evet der bir bende var fadime: dursundada var der fadime way i-ppne der içinden temel ama bozuntuya vermez.. bende 2 tane vardı napim acıdım birini ona verdim der… fadimedeki ama niye iyi olanını ona verdin der.. puhuhahauhuha
Hasta Sarışın
Güzel mi güzel olan genç bir sarışının bir tanesi, telefonda yüksek ateşli olduğunu söyleyerek doktordan randevu alır
Randevu saatinde sarışın doktorun yanına gider ve sırası gelince içeri girer
Doktor her hastasına sorduğu gibi bizim genç sarışına da aynı soruyu sorar
şikayetiniz nedir hanim efendi?
Ah doktor bey bir bilseniz çok ateşim var
o zaman derece ile bir ateşinizi ölçelim buyurun dereceyi ağzınızda biraz tutunuz
ay doktor bey ben dereceyi ağzıma alamam, ondan tiksinirim
o zaman öyle ise koltuk altına koyunuz oradan ateşinizi ölçelim
ay doktor bey orası katiyen olmaz, ben çok gıdıklanırım
o zaman ateşinizi ölçebileceğimiz, son çare olarak tek bir yer kalıyor
Neresi doktor bey?
Ancak makatınıza dereceyi koyarak ölçebiliriz
bu fikir bizim genç bayanın aklına yatar ve kabul eder
Tabii bu arada derecenin makatına yerleştirilmesi için gereken pozisyonu da almıştır
Tamam doktor bey ben hazırım ateşimi ölçebilirsiniz
Doktor da ateşi ölçmek için atağa kalkar
Bizim genç sarısından yine bir itiraz gelir
şey doktor bey
ne oldu hanim efendi?
o dereceyi koyduğunuz yer makatım değil ki
ha ha ehm oraya koyduğum şey de, zaten derece değil...)
Vantrolog
Vantrolog eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yüksek sesle;
- ''Affedersiniz''.
Bu çıkış üzerine Vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar.
sarışın;
- ''Görüyorum'ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız, peki söylermisiniz, bu kanıya nereden vardınız tek suçumuz saçımızın rengi'mi yani, sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor'mu? kadınların bir çoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara'da hakaret etmiş olmuyor musunuz? tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor'mu?''.
Bunun üzerine Vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesiyle;
- ''Şey, ben özür dilerim, sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi''...
Sarışın Vantrolog'un sözünü keser ve;
- ''Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin''.
Karı Koca Gibi
Soğuk ve karlı bir günde bir işadamıyla sarışın sekreteri yollarını kaybetmişler ve bir ormanda kaybolmuşlar.
Bir süre sonrada arabaları bozulmuş ve arabayı terketmek zorunda kalmışlar.
Zor ve uzun bir yürüyüşten sonra ormanın içinde bir kulübe bulmuşlar ve kendilerini hemen bu kulübenin içine atmışlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürüde battaniye olduğunu görürmüşler.
Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta yatabileceğini söylemiş ve kendide uyku tulumu alıp yere yatmış.
Adam yattıktan birkaç dakika sonra sarışından bir ses gelmiş;
- ''Efendim, ben çok üşüyorum''.
Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına bir battaniye vermiş ve sonra yine yatmış.
Tam uyumak üzereyken sarışın yine;
- ''Efendim, ben hala çok üşüyorum'' demiş.
Adam yine fermuarını açmış, kalkmış ve sarışına bir battaniye daha vermiş.
Sonra aynı sakinlikle uyku tulumunun içine girip, fermuarı çekmiş.
Tam uykuya dalacağı sırada sarışın yine,
- ''Efendim, ama ben çooooook üşüyorum''. demiş.
Adam sarışına dönüp;
- ''Burası ıssız bir yer Ne olduğunu kimse görmez. İstiyorsan bir geceliğine karı-koca gibi davranabiliriz'' demiş.
Sarışın cilvelenerek;
- ''Tabii efendim siz nasıl isterseniz'' demiş.
Bunun üzerine adam avazı çıktığı kadar bağırmış,
- ''Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al''...
Okullu Sarışın
Sarışının biri ilkokula başlamış ve ilk günün sonunda koşarak annesine gitmiş ve ''anneciğim bugün türkçe dersinde alfabeyi k harfine kadar ezberledim diğerleri ezberleyemedi bu, sarışın olmamdan kaynaklanıyor dimi anneciğim'' demiş. anneside ''evet kızım aferin sana'' demiş. ikinci günün sonunda sarışın, gene koşarak annesine gitmiş ve ''anneciğim bugünde matematik dersinde 10 kadar ezber yaptım diğerleri ezberleyemedi bu, sarışın olmamdan kaynaklanıyor dimi anneciğim'' demiş. anneside '2 evet kızım aferin sana'2 demiş... üçüncü gün sonunda sarışın gene koşarak annesine gitmiş ve '' anneciğim bugünde beden eğitimi dersi vardı, dikkat ettimde diğer kızların göğüsleri küçüktü. benimkiler ise kocaman. bu, sarışın olamamdan kaynaklanıyor dimi anneciğim'' demiş.. anneside ''hayır kızım, 21 yaşında olduğun için öyle demiş
Köyün ağasının oğlu komşu köyün ağasının kızına sevdalanır.
Oğlanın babası, amcaları toparlanıp komşu ağanın kızını istemeye giderler. Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye'de pek niyeti yoktur. işi yokuşa sürmeye başlar..
- ''5 inek, 1 boğa isterim''. karşı taraf kızı almaya kararlıdır.
- ''Veririz ağam''.
- ''100 baş koyun isterim''.
- ''Veririz ağam''.
- ''Dere boyundaki 5 tarlanızdan birini isterim''.
- ''Veririz ağam''.
Kızın babası iyice bastırır;
- ''6 metre altın kordon isterim''.
Oğlan tarafı birbirine bakar;
- ''Onu da veririz ağam''.
Kızın babası kendince son darbeyi vurur;
- ''Damatta 30 santimlik alet isterim'' deyince oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler. Oglanın babası derin bir nefes alıp cevabı yapıştırır;
- ''kestiririz be ağam''...
Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor. Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp;
-Şuradaki 37 Ekran Tv'nin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer;
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der. Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder.
Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaj yaparak kendini esmerleştirir.
Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar;
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer;
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın. der
(anladınız siz. :)
Günün birinde İstanbul'da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bari yerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak.Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim.Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş. Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş. Kaptan, "Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... "Bu Kadıköy
-Beşiktaş vapuru".
Miami 'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi durdurur.
- Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim ?
- Nedir o?
- Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge,kredi kartı boyutlarında ve üzerinde resminiz olur.
- Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve memura uzatır.
- Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim ?
- Oda ne ?
- Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde bulunur.
- Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır.
- Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın mı diye sorar ?
- Evet
- Peki süper bir mini eteği varmı ?
- Evet
- Göğüsleri gömleğinden taşıyor mu ?
- Evet
- O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir.
- Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle bir şey yapamayacağını söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp fermuarını indirir.
- SARIŞIN BAYAN ÇOK ŞAŞIRIR . YİNE Mİ ALKOL MUAYENESİ !!!!!!!!!!!!!!!!
sarışını biri doktora gitmiş.
doktor sormuş nedir rahatsızlığınız:
-kulağım yandı demiş...
nasıl oldu diye doktor sormuş:
ütü yaparken sevgilim aradı.
telefon diye ütüyü kulağıma getirmştim der..
doktor o halde diğer kulağınız neden yandı diye sorar:
sarışın :
ikinci kez aradı lanet olası der..
eehehee..
Bir Sarışın birde Esmer bayan köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış. Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:
- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş. "Burası küçük bir semt bankası, bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim." Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş. 5 dk. geçmiş. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmiş. Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış. Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor. Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş. Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:
- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demiştim.