Masaj ilerledikçe temasın sınırları ve temposu değişti. Céleste, sadece ellerini değil, ön kollarını ve tüm bedeninin ağırlığını dengeli bir şekilde kullanarak temasın yoğunluğunu artırdı. Bacaklardan bel bölgesine, oradan boyun çukuruna kadar uzanan bu kesintisiz dokunuş dalgası, Loïc’in zihnindeki tüm düşünceleri sildi. Bedeninde biriken tüm stres, yerini yakıcı bir farkındalığa ve derin bir arzunun getirdiği o tatlı ağırlığa bıraktı.Geçen sürenin ardından Céleste, Loïc’in sırtındaki son uzun ve yumuşak hareketi tamamlayıp ellerini yavaşça çekti. Eğilip kulağına doğru hafifçe nefes vererek, "Le voyage est terminé" (Yolculuk bitti) diye fısıldadı.
Loïc gözlerini açtığında, Céleste çoktan odanın köşesindeki ılık havluyu hazırlamıştı. Dışarıda yağmur hâlâ Paris caddelerini yıkıyordu ama masaj salonunun sıcaklığında bıraktığı o tensel iz, Loïc’in zihninde uzun süre tazeliğini koruyacaktı.