Auto-Created-3
17 Aralık 2020 ( 907 izlenme )
Reklamlar

Önemli uyarı! Koronavirüs aşısı olmadan önce bunu mutlaka yapın....

"Alerjisi olanlar Covid19 aşısı olmadan önce sağlık personelini bilgilendirmeli" Prof. Dr. Bülent Şekerel "Alerjisi olan kişiler Covid19 aşısı olmadan önce sağlık personelini bilgilendirmeli. Bu aşıyı mutlaka olması gereken alerjisi bulunan kişilere sağlık personeli gözetiminde kademeli dozlama yapılmalıdır" dedi Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, Covid19 için aşı bulunmasının mutluluk verici bir gelişme olduğunu söyledi. Aşının yakın zamanda Türkiye'ye de geleceğini belirten Şekerel, "Covid19 aşısı ile gelişen alerjik reaksiyonlar hakkında çok fazla ayrıntıya sahip değiliz. Bu nedenle her kişiye normalde aşı yaptırmadan önce özellikle aşıya veya içerdiği bileşenlere karşı bilinen herhangi bir alerjisi olup olmadığı sorulmalıdır" ifadelerini kullandı.


Şekerel, tüm şiddetli alerjik reaksiyonların aşı uygulamasından sonraki 30 dakika içinde meydana geldiğini anlatarak, şöyle devam etti: "Bu nedenle tüm dünyada aşılama sonrası her kişinin en az 30 dakika süreyle izlenmesi yaygın bir uygulamadır. O yüzden aşılama yapılan tüm sağlık tesisleri hem alerjik reaksiyonları tanıyacak eğitimli personel hem de uygun tedavi ekipmanı ile donatılır. Bu durum, Covid19 aşıları dahil olmak üzere tüm aşılar için geçerlidir. İnsanların, besinler ve ilaçlar da başta olmak üzere çok çeşitli maddelere alerjisi olabilir. Bir kişinin aşı maddesine karşı bilinen bir alerjisi varsa, o kişiye o aşıyı yaptırmaması tavsiye edilir. Ama aşının mutlaka yapılması gerekiyorsa kademeli dozlama denilen farklı bir yaklaşım ile aşı uygulanması düşünülebilir." "İNSANLAR AŞI YAPILDIKTAN SONRA İZLENMELİDİR" Koronavirüs aşılarının alerjik reaksiyonlarının ne olduğunun hala tam olarak bilinmediğinin altını çizen Şekerel, "Alerjisi olan kişiler, Covid19 aşı olmadan önce sağlık personelini bilgilendirmeli. Bu aşıyı mutlaka olması gereken alerjisi bulunan kişilere sağlık personeli gözetiminde kademeli dozlama yapılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Covid19 aşılarının dünya çapında milyonlarca insana ulaşacağını anlatan Şekerel, aşıların ardından bazı olumsuz olayların bildirilmesinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Şekerel, herhangi bir ilaç veya aşı ile istenmeyen reaksiyon potansiyelinin her zaman olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlar aşı yapıldıktan sonra izlenmelidir. Bireyler, aşı yaptırıp yaptırmamayı düşünürken risklerini ve faydalarını dikkate almalı ve bu kararı hekimleri ile birlikte almalıdır. Şimdiye kadar 1,5 milyondan fazla insanın Covid19 nedeniyle kaybedildiğini düşündüğümüzde aşılamanın faydaları, özellikle Covid19'a karşı en savunmasız risk grupları için hastalığın risklerinden çok daha ağır bastığını kabul etmemiz gerekiyor. Covid19 aşı güvenliğinin sağlık otoriteleri tarafından düzenli olarak izlenmesi de büyük önem taşıyor. Bu sayede çok nadir olabilecek veya altta yatan bir tıbbi durumla ilişkili olabilecek yan etkilerin erken tespit edilmesi mümkün olabilecektir. Ülkemizde uygulanacak tüm Covid19 aşılarının güvenliğini gerçek zamanlı olarak izleyecek ve kamuoyuna açık bildirimleri de sağlayacak güçlü bir aşı güvenlik gözetim sistemi bugünden oluşturulmalıdır."


Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzası ile açıklama geldi. Bakan Koca, COVID 19 aşısının ve aşı yapabilme yeteneğinin gündemin en üst noktasına oturduğu bu günde Dünya Sağlık Örgütü, verdiği müjde ile azmimizi bir kat daha artırmıştır." ifadelerini kullandı. Bakan Koca yerli aşı için "Faz I klinik çalışmasında sona gelinmiş ve Faz II çalışmalarına hazırlanılmaktadır." bilgisini verdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün aşı gündemi ile toplanan Koronavirüs Bilim Kurulu sonrası yazılı açıklamada bulundu. Koronavirüs pandemisinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de can almaya devam ettiğini bildiren Bakan Koca, "Bütün kurumlarımızla mücadelemiz sürüyor. Son birkaç hafta içinde uyguladığımız kısıtlayıcı tedbirlere vatandaşlarımızın daha bir titizlikle uyum göstermesinin sonuçlarını almayı umuyoruz. Gerek tedbirlerin uygulamaya konması, gerek uyumun ve sonuçlarının takibi yönünde Bakanlık olarak yoğun bir gayret içindeyiz. Ülkemizin seçkin bilim insanlarından oluşan Bilim Kurulu üyeleri hiçbir karşılık beklemeksizin yoğun çalışmalarıyla bu sürecin yönetilmesinde önemli katkı sağlamaktadır. Bilim Kurulumuzun bugünkü toplantısında öncelikle aşı konusundaki gelişmeler değerlendirilmiştir" ifadelerini kullandı.

YERLİ AŞI ÇALIŞMALARIMIZIN SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE ROL ALACAĞI BELİRTİLMİŞTİR' "Yapılan sözleşmeye bağlı olarak ülkemize ilk partisinin gelmesi beklenen inaktif aşının gelişinden itibaren yürütülecek strateji üzerinde görüşmeler yapılmıştır" diyen Bakan Koca, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: "Temin edilecek aşı miktarının artırılması ve alternatif aşı teminine ilişkin çalışmalar ve görüşmeler hakkında bilgi paylaşılmıştır. Bu arada umut vadeden yerli aşı çalışmalarımızın orta ve uzun vadede sorunun çözümünde rol alacağı belirtilmiştir. Halihazırda bir inaktif aşımızın Faz 1 klinik çalışmasında sona gelinmiş ve Faz 2 çalışmalarına hazırlanılmaktadır. Eş zamanlı olarak 2 inaktif ve 2 adenövirus temelli aşı ile bir virüse benzer parçacık aşısı da Faz 1 aşamasına gelmiş ve gerekli incelemelerden sonra ilk araştırma ürünleri üretilerek devreye alınacaktır. Ancak öncelikle erken dönemde yapılacak olan aşılamaya odaklanmanın önemi dile getirilmiştir. Ülkemizde bir inaktif (sinovac) bir de mRNA (pfizer) aşının Faz 3 çalışmaları sürmektedir. Bir adenövirüs (sputnik V) aşısının da Faz 3 öncesi kronik toksisite çalışmaları yürütülmektedir. Bu aşının da en kısa sürede Faz 3 çalışmasının başlaması beklenmektedir. Mevcut verilere dayalı olarak inaktif aşının güvenirliği konusunda elde edilen bilgilerin yanında ülkemizde de yürütülen Faz 3 çalışmalarında kayda değer bir yan etkinin görülmediği ifade edilmiştir."
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ, VERDİĞİ MÜJDE İLE AZMİMİZİ BİR KAT DAHA ARTIRMIŞTIR' Bilim Kurulu'nun ayrıca; aşının lojistiği, öncelikle aşılanacak olan sağlık personelinin kapsamı, yaygın aşılama programı ve aşı kayıt sistemi hakkında önerilerde bulunduğunu kaydeden Koca, "Covid19 aşısının ve aşı yapabilme yeteneğinin gündemin en üst noktasına oturduğu bu günde Dünya Sağlık Örgütü, verdiği müjde ile azmimizi bir kat daha artırmıştır. Bilim Kurulu üyelerimizce de sevinçle karşılanan bu gelişme, Polio ve Tetanozdan sonra Kızamıkçığın da tamamen yok (elimine) edildiği bir ülke konumuna gelmemizdir. Pandemi mücadelesi ile yoğun çaba içinde olduğumuz 16 Aralık 2020 tarihi ülkemizin bağışıklama başarısı açısından çok önemli bir gündür. DSÖ Avrupa Bölgesi'nin resmi kurulu olan Bölgesel Doğrulama Komitesi tarafından 2017 2019 yılları arasında kızamıkçık virüsü dolaşımının üç yıl art arda kesilmesi nedeniyle Türkiye'de kızamıkçığın tamamen yok edilmiş olduğu beyan edilmiş, bu nedenle kutladıklarını ve ilgili sertifikanın önümüzdeki haftalarda gönderileceği ifade edilmiştir" açıklamasında bulundu. Koca, Türkiye'nin toplum olarak önemli bir aşı kültürüne sahip olduğunu belirterek, "Çocukluk çağı aşılarında en fazla antijenle en yaygın aşılama yapan ve yüksek başarı elde eden ülkelerin başında geliyoruz. Aşı kayıt sistemi ve online takip edilen soğuk zincir lojistiği ile desteklenen güçlü bir birinci basamak sağlık ağı yanında yıllardır bu konuda emek veren sağlık personelimizin ısrarlı çabaları ve fedakarlığı bu başarının esas sahipleridir. Sahada yıllardır emek veren aşı uygulayan personelimizi kutluyor, hepsine teşekkür ediyorum. Covid 19 aşı kampanyasında bu başarı hikayesi yol gösterecektir. Bu sefer başta Aile Sağlığı Merkezlerimizde olmak üzere üniversite, kamu ve özel sağlık kuruluşlarımız ve bütün vatandaşlarımızla birlikte dünyaya örnek olacak bir aşılama kampanyası yapacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı





Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Altında yavaşlayan büyümeye destek 3,5 YAŞINDAKİ KIZI İÇİN 1.500 TL'YE ÖYLE BİR EV YAPTI Kİ Kilosu 250 bin liradan satılan safran, çiçek açmaya başladı İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 118 arttı