Zeynep, ilaçların yanlış miktarda kullanıldığında kalbe zarar verebileceğini biliyordu. Ahmet Bey’in sağlık durumunun doğal nedenlerle kötüleşmediğini açıkça dile getirdi.Fakat bilmediği önemli bir ayrıntı vardı.
Ahmet Bey, akıllı saatindeki ses kayıt sistemini çalıştırmıştı. Zeynep’in söyledikleri eksiksiz şekilde kaydedilmişti.
Zeynep odadan çıktıktan sonra hastanede çalışan yirmi beş yaşındaki görevli Kerem Demir içeri girdi. Kerem, Ahmet Bey’e her zaman saygılı davranan, işini özenle yapan genç bir adamdı. Gündüzleri hastanede, geceleri ise ek işte çalışıyordu. Çünkü on dört yaşındaki kız kardeşi Melek, doğuştan gelen ciddi bir kalp rahatsızlığı nedeniyle pahalı bir ameliyata ihtiyaç duyuyordu.Ailesinin bu tedaviyi karşılayacak maddi gücü yoktu.
Ahmet Bey, Kerem’i yanına çağırarak hayatını değiştirecek bir teklif yaptı. Avukatını aramasını ve vasiyetini değiştirmesine yardım etmesini istedi. Bütün servetini Kerem’e bırakacağını söyledi.
Kerem önce bunu kabul etmek istemedi. Ahmet Bey’i yeterince tanımadığını ve bu kadar büyük bir sorumluluğu alamayacağını belirtti.Ahmet Bey ise ona şu sözleri söyledi:
“Sen kardeşinin hayatını kurtarabilmek için gece gündüz çalışıyorsun. Eşim ise servetim için sağlığımı tehlikeye attı. Hayatım boyunca kazandıklarımın geleceğine hanginizin karar vermesini istediğimi biliyorum.”
Ertesi gün Ahmet Bey’in avukatı Selim Kaya, bir doktor ve iki güvenilir tanıkla birlikte hastaneye geldi. Doktor, Ahmet Bey’in bilincinin açık olduğunu ve kararlarını özgür iradesiyle verdiğini resmî olarak doğruladı.Bütün mal varlığı bir vakıf sistemi içinde Kerem’in yönetimine bırakıldı. Ahmet Bey ayrıca, ölümünde şüpheli bir durum ortaya çıkarsa ses kaydının yetkililere teslim edilmesini istedi.
Üç gün sonra Ahmet Bey hayatını kaybetti.
Zeynep, ölüm haberini Murat ile birlikte kutladı. Hızlı ve gösterişsiz bir cenaze düzenledi. Servetin kendisine kalacağından emindi.