G-892JKVGF0C
Karım benim canımdı, çok aşıktık birbirimize, benden habersiz hicbiryere gitmezdi, bir kızımız oldu aynı annesine benziyor, fabrikada çalışıyorum, onların her istedigini alabilmek için sürekli mesaiye kalıyordum, işteyken bile eşimi özlüyor her molada arıyordum, son zamanlarda benden biraz uzaklaşmıstı sanki, ama geçicidir evin işlerinden bunalmıstır falan diyordum kendi kendimi teselli ediyordum. Ne yazikki durum hiçde öyle değilmiş,Git gide bana olan ilgisi azaliyordu, bu durum beni çok yaralıyordu, isyerinde bile huzurum kalmamisti aklım hep evde eşim ve kızımdaydı, birgun gece vardiyasında çalışıyordum, oladar dalgındım ki makinadan gelen parçayı görmedim elim makina ile parcanin arasına sıkışmak üzereyken arkadaş beni tuttu elimi kurtardım, amir yanıma geldi Sen iyi değilsin bugün git kafanı dinle biraz dedi, zaten çalışacak halim yoktu aklım hep evdeydi rahat değildim, evin onune gittiğimde saat gecenin 2 siydi, evin ışıkları yanmıyordu, uyumuşlardır diye düşündüm, anahtarımla kapıyı açtım eve girdim, yatak odasında hafif bir ışık vardı sanki, bu neyin nesi diye düşünürken mum ışığı olduğunu anladım, icerden eşimin garip sesleri geliyordu, odanın kapısına kadar gittim kapıyı açmaya cesaretim yoktu, elim ayağım titremeye başladı, bayilacaktim neredeyse, yavaşça kapı koluna uzanıp kapıyı açtım, Allahim bu ne kabusmu bu ? devamını okumak için diğer sayfaya geciniz.
Ellerim titriyordu, kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. O an ne yapacağımı bilemiyordum. Kapı aralanmış, içeriye baktığımda gördüğüm manzara gözlerimin önünden gitmeyecek bir kabus gibiydi. Leyla, başka bir adamla birlikteydi. Gözlerime inanamadım, beynim durdu sanki. O an, dünyanın en derin çukuru önümde açılmış gibi hissettim; içime büyük bir boşluk çöktü.
Saniyeler içinde zihnimde binlerce düşünce belirdi. Nasıl? Neden? Ne zamandır? Bu adam kimdi? Beni ne zaman bu kadar uzağa itmişti? Her şeyi sorgularken, ayaklarımın altından yer kaydı.
Arabaya bindim. Bir yandan kendimi sakinleştirmeye çalışıyor, bir yandan da gözlerimden yaşlar dökülüyordu. Bu yaşadığım şey gerçek olabilir miydi? Aklım almıyordu. Yıllardır uğruna her şeyi feda ettiğim, aşkla bağlı olduğum kadının beni böylesine ihanete uğratabileceğine inanmak istemiyordum.
Sabah olunca eve geri döndüm. İçeri girdiğimde Leyla salonda oturuyordu. Beni görünce bir anlık şaşkınlık yaşadı ama ardından gözlerini kaçırdı. Sessizlik uzadı. O an öfkem yerini bir boşluğa bırakmıştı. Onun da gözleri dolmuştu, bir şey söylemek için ağzını açtı ama kelimeler dudaklarından dökülmedi.
Sözleri içimde bir hançer gibi dönüp durdu. “Bunu hak edecek ne yaptım Leyla? Ne eksikti bizde?”
Gözlerimin içine bakmaya cesaret edemedi. “Bu bir hataydı,” diye fısıldadı. “O an ne yaptığımı bilemedim. Sana söylemek için ne kadar çabalasam da dilim tutuldu.”
Leyla gözyaşlarını sildi, çaresizce arkamdan bakarken ben yavaşça kapıyı çektim. Evin dışına adım attığımda, soğuk hava yüzüme çarptı. O andan itibaren, hayatımın asla eskisi gibi olmayacağını biliyordum.
Her gün bir kadın 60 kilo et satın alıyordu…
Yaşlı bir kadın bacaklarını yavaşça açtığında, bu şu anlama gelir… Daha fazlasını oku..
Kadın iç çamaşırlarında neden küçük bir fiyonk olduğunu hiç merak ettiniz mi? Eskiden bunun sadece dekoratif olduğunu düşünürdüm... ama aslında bambaşka bir amaca hizmet ediyor! Devamını oku..