G-892JKVGF0C

Okunması gereken hikaye

Merve’nin sesi. Kısık. Yumuşak. Fısıldıyordu. "Sorun yok… seni benden almasına izin vermeyecek." Kalbim küt küt atarak biraz daha yaklaştım. Ve sonra onu gördüm. Mutfakta duruyordu. Ömer’i kucağına almıştı. Onu yavaşça sallıyordu. Tezgahın üzerinde— bir bardak su vardı. Ve yanında da… ezilmiş küçük bir hap. Kanım dondu. "Merve?" dedim dikkatlice. Arkasına döndü. Gözleri gözlerimi buldu. Sakin. Çok sakin. "Uyanmışsın," dedi yumuşak bir sesle. Bardağa baktım. Sonra ona. "O nedir?" Hafifçe gülümsedi. "Sadece uyumasına yardımcı olacak bir şey." Mideme bir ağrı saplandı. "Buna gerek yok," dedim biraz daha yaklaşarak. "Onu bana ver." Kımıldamadı. Aksine, Ömer’i daha sıkı tuttu. "Anlamıyorsun," diye fısıldadı. "Eğer ağlarsa… birileri gelecek." Sakin kalmaya çalışarak, "Kimse gelmiyor," dedim. "Bitti." Başını yavaşça iki yana salladı. "Hayır," dedi. "Sen sadece daha önce görmüyordun." Odayı bir sessizlik kapladı. Ve sonra— gözü koridora kaydı. Bana değil. Arkamdaki boşluğa. Sanki orada biri duruyormuş gibi. İzliyormuş gibi. Bekliyormuş gibi. Tüylerim diken diken oldu. "Merve…" dedim, sesimi zar zor sabit tutarak. "Burada bizden başka kimse yok." Yine gülümsedi. Ama bu seferki— bir rahatlama değildi. Bir kesinlikti. "Eskiden sen de öyle söylerdin," diye mırıldandı. Nefesim kesildi. Çünkü aniden— görmezden geldiğim bir şeyi hatırladım. Küçük bir şeyi. Önemsemediğim bir şeyi. Annemin onu ilk suçladığı zaman… Merve de aynı şeyi söylemişti. "Beni izliyor." Bunun korkudan olduğunu düşünmüştüm. Ya da yorgunluktan. Veya manipülasyondan. Şimdi ise— o loş mutfakta dururken— artık o kadar da emin değildim. Yavaşça bir adım geri çekildim. Ve tüm bunlar başladığından beri ilk defa… Oğlumu kimden korumam gerektiğini bilmiyordum. Bazen tehlike yok olmaz. Sadece şekil değiştirir. Ve bu kez— zaten çok geç kalıp kalmadığım hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu.
Reklamlar