G-892JKVGF0C

Oğlum ve en yakın arkadaşımın

Oğlum ve en yakın arkadaşımın oğlu aynı nadir doğum lekesiyle doğunca önce kocamın bana ihanet ettiğini düşündüm. Fakat yıllardır saklanan gerçek, bundan çok daha ağırdı.
Oğlum Mert dünyaya geldiği gün doktorlar kulağının arkasındaki hilal biçimindeki küçük doğum lekesini fark etti.
Oldukça ender görülen bir iz olduğunu söylediler.
Kocam Murat, gülümseyerek "Kaybolursa hemen buluruz." diye şaka yaptı.
O gün hepimiz güldük.
Beş yıl sonra en yakın arkadaşım Zeynep bir erkek bebek doğurdu.
Bebeği ilk kez gördüğüm an içime tarif edemediğim bir sıkıntı çöktü.
Çünkü onun da sol kulağının arkasında...
Mert'inkiyle birebir aynı hilal şeklinde bir doğum lekesi vardı.
Yeri aynıydı.
Boyutu aynıydı.
Şekli bile değişmemiş gibiydi.
Bunu Zeynep'e söylediğimde omuz silkti.
"Ne ilginç bir tesadüf."
Ben de öyle görünmeye çalıştım.
Ama içimdeki kuşku büyümeye devam etti.
Zaman geçtikçe iki çocuk birbirine daha fazla benzemeye başladı.
Herkes onları kardeş zannediyordu.
Ben ise bunun mantıklı bir açıklaması olması gerektiğine inanmak istiyordum.
Sonra eski bir doğum günü fotoğrafı buldum.
İki çocuk yan yana gülümsüyordu.
Fotoğrafa uzun uzun baktım.
Murat da yanıma geldi.
Fotoğrafı görünce yüzü bir anda soldu.
O gece artık dayanamadım.
Karşısına geçip sordum.
"Bana gerçeği söyle."
Şaşkın görünüyordu.
"Ne demek istiyorsun?"
"Zeynep'le birlikte oldun mu?"
Bir anda sesi kesildi.
Uzun süre konuşamadı.
Başını öne eğdi.
O sessizlik her şeyden ağırdı.
Sonunda fısıldadı.
"Keşke bu soruyu hiç sormasaydın."
Kalbim hızla çarpıyordu.
"Demek doğru."
Murat başını salladı.
"Hayır."
Şaşkınlık içinde kaldım.
"Öyleyse çocuklarımız neden birbirlerine bu kadar benziyor?"
Hiç cevap vermeden eski dolaba yöneldi.
En üst raftan tozlanmış, sararmış bir zarf çıkardı.
Daha önce onu hiç görmemiştim.
Zarfın ağzı yıllardır açılmamıştı.
Üzerinde, yıllar önce kaybettiğim babamın el yazısıyla yazılmış sadece altı kelime bulunuyordu.
Yazıyı görür görmez kanım dondu.
Murat yavaşça konuştu.
"Baban bana bunu sana hayatım boyunca söylemeyeceğime dair yemin ettirdi."
İşte o anda bütün düşüncelerim altüst oldu.
Çünkü korktuğum ihanet, gerçeğin yanında çok küçük kalıyordu.
Asıl sır, o eski zarfın içinde yıllardır saklanıyor ve ortaya çıktığında ailemizin geçmişini tamamen değiştirecek kadar korkunç bir gerçeği barındırıyordu.
DEVAM1 Y0RUMDA ⬇⬇
Reklamlar