Bir sabah, aynadaki yorgun yüzüne bakarken durumun sürdürülemez olduğunu fark etti. Yaşadığı şey bir uyum meselesi değil, açık bir sınır ihlaliydi. Hakan ile mutfakta karşı karşıya oturduğunda, bu kez geri adım atmayan bir ses tonuyla konuştu. Kendi bedeninin ve sınırlarının pazarlık konusu olamayacağını, evliliğin sadece tek bir tarafın istekleri üzerinden yürüyemeyeceğini ve bu baskı devam edecekse bir çift terapistine gitmeleri ya da bu ilişkiyi yeniden sorgulamaları gerektiğini net bir şekilde ifade etti. O gün ilk kez, suçluluk yükünü omuzlarından indirdiğini hissetti.