Kapıyı titreyen ellerimle iterek açtım.
Müdürün odasında, pencerenin önünde ayakta duran küçük bir kız vardı.
Sırtı bana dönüktü.
Üzerinde Mina'nın en sevdiği mavi hırkaya neredeyse birebir benzeyen bir hırka vardı.
"Kızım..." diye fısıldadım.
Küçük kız yavaşça arkasını döndü.
Nefesim kesildi.
Yüz hatları, gözleri, saçlarının dalgası...
Hepsi Mina'ya inanılmaz derecede benziyordu.
Ama birkaç saniye sonra farklılıkları seçebildim.
Burnu biraz daha küçüktü.
Çenesinde Mina'da hiç olmayan küçük bir gamze vardı.