Memurun sözleri odadaki sessizliği daha da ağırlaştırdı.
"Zeynep'in kötü bir niyeti olduğuna inanmıyoruz," dedi sakin bir sesle. "Ama son iki haftadır yaptığı bazı şeyler dikkatimizi çekti."
Boğazım düğümlendi.
"Neler yaptı kızım?"
Memur masanın üzerine şeffaf bir dosya bıraktı. İçinden birkaç güvenlik kamerası görüntüsü çıkardı. Fotoğraflarda Zeynep, okul çıkışında farklı kuaför salonlarına girip çıkıyordu. Bir başka karede ise mahallemizdeki eczanenin önünde beklediği görülüyordu.
"Bunlar suç mu?" diye sordum şaşkınlıkla.
"Hayır," dedi memur. "Ama dün akşam bir ihbar aldık."
Meğer sosyal medyada bir kadın, kuaför salonundan teslim edilmek üzere hazırlanan gerçek saç peruğunun çalındığını paylaşmıştı. Güvenlik kamerasındaki görüntülerde kapüşonlu genç bir kız görülüyordu. Boyu ve kıyafetleri Zeynep'e çok benziyordu.
İhbar bunun üzerine yapılmıştı.
Kalbim sıkıştı.