*Eşim beni ve altı kızımızı zengin patronu için terk etti. Aradan 15 yıl geçti. Büyük kızımızın düğününe çıkageldi. Ama kızımın o anda yaptığı şey, salondaki herkesi şaşkına çevirdi.*
*"Kızımız Elif'in düğününe geleceğim. Böyle önemli bir güne katılmazsam yeni ailemin yanında nasıl görünürüm, değil mi?"*
Eski eşim *Aslı*'nın bana gönderdiği bu mesajı gördüğümde...
Neredeyse olduğum yere yığılıyordum.
On beş yıl önce...
Koridorda dokuz aylık kızımızı kucağımda tutuyordum.
Aslı ise eşyalarını bavullara dolduruyordu.
O gün bana şunları söylemişti:
"Sen bana istediğim hayatı veremezsin."
"Ama *Kerem* verebilir."
"Bana sıfır bir araba aldı."
"Beni Maldivler'e götürdü."
"Bana nasıl bir hayat sunduğunu biliyor musun?"
"Benim hak ettiğim hayat bu."
Kerem...
Onun patronuydu.
Ve aylar boyunca beni onunla aldatmıştı.
Sonra...
Kapıyı sertçe çarpıp çıktı.
Ardından...
On beş yıllık sessizlik başladı.
Hayatımızdan tamamen kayboldu.
Ben ise...
Altı küçük kızımızı tek başıma büyütmek zorunda kaldım.
Çift vardiya çalıştım.
Pembenin onlarca farklı tonunu öğrendim.
Kızlarımın hiçbir okul gösterisini kaçırmadım.
Onların ihtiyaç duyduğu her anda yanlarında oldum.
Şimdi...
En büyük kızım *Elif* evleniyordu.
Annesinin düğüne gelmek istediğini söylediğimde bana gülümsedi.
"Baba..."
"Ona gelebileceğini söyle."
"Gerisini ben hallederim."
Aslı'yı görmek bile istemiyordum.
Ama kızım bunu istiyorsa...
Önüne geçmeyecektim.
Düğün günü...
Altı kızımı bir arada görünce...
Göğsüm gururla doldu.
Tam o sırada...
Aslı salona girdi.
Üzerinde pahalı, ışıl ışıl bir elbise vardı.
Kolunda ise lüks bir marka çanta taşıyordu.
Elif'e sarıldı.
Sonra gülümseyerek şöyle dedi:
"Canım kızım..."
"Nihayet yeniden birlikteyiz."
"Şunu anlamalısın..."
"O zamanlar yaşananların hepsi babanın suçuydu."
Elif gülümsedi.
Sakin bir sesle cevap verdi:
"Anne..."
"Seni gördüğüme çok sevindim."
"Lütfen salonun tam ortasına gelir misin?"
"Sana vermek istediğim bir hediyem var."
Görevliler...
Aslı'nın önüne *büyük bir kutu* getirdi.
Aslı heyecanla kapağını açtı.
O anda...
Salondaki yüz elli davetlinin yüzündeki şaşkınlığı gördüm.
Aslı'nın yüzü bir anda bembeyaz kesildi.
Çığlık atarak bağırdı:
*"Aman Tanrım... Bu nasıl olabilir?"*
*"Bunu bana nasıl yaparsınız?!"* ⬇️ Sonrası yorumda