Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise "Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini" ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.
İddianamede, Gülter'in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösteren çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Şüpheli Gülter'in yakınlarına gönderdiği mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" gibi ifadeler kullandığı belirtildi.
Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildiGörüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem" dediği belirtildi.
Şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.
Savcılık, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarıyla tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.