Babam annemin elini tuttu. Öyle sıkı tuttu ki annemin parmakları titremeyi bıraktı. Annem şaşkınlıkla ona baktı. "Ne yapıyorsun?" diye fısıldadı. Babam gülümsedi. "En başından beri yapmam gereken şeyi." Sonra annemin yüzünü iki eliyle tuttu. "Biraz önce ne söylediğini duydum." Annem gözlerini kaçırdı. "Boş ver." "Hayır, boş veremem." Babam derin bir nefes aldı. "Sen gerçekten benim o kıza baktığımı mı sandın?" Annem cevap vermedi. Sessizlik cevabın kendisiydi. Babam hafifçe güldü. "Otuz iki yıldır aynı kadına âşığım. Beni hâlâ tanıyamadın mı?" Annemin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. "Ama ben artık eskisi gibi değilim." Babam hiç düşünmeden cevap verdi. "Çok şükür değilsin." Annem şaşkınlıkla ona baktı. "Ne demek istiyorsun?" "Yirmi iki yaşındaki seni tanıyordum