Murat’ın alaycı sesi havuzun durgun suyunun üzerinde asılı kalırken, partideki o neşeli uğultu bir anda bıçak gibi kesildi. Çalan hafif yaz müziği bile sanki o an susmuş, onlarca göz üzerimize kilitlenmişti. Eski kayınvalidem Ayla Hanım’ın elindeki bardağı masaya bırakırken çıkardığı o tiz ses, sessizliği bölen tek şeydi.
Utançtan yerin dibine girmek üzereydim. On beş yıl boyunca her fedakarlığı yaptığım, üç çocuğunu büyüttüğüm adamın beni düşürdüğü bu durum nefesimi kesiyordu. Tam başımı öne eğip oradan sessizce uzaklaşmayı düşünürken, Emre elimi daha da sıkı kavradı. Yüzünde zerre kadar panik veya mahcubiyet yoktu; aksine, sakin, soğukkanlı ve son derece tehlikeli bir tebessümle Murat’a bakıyordu.
Gerçeğin Soğuk Yüzü
Emre, benim önüme hafifçe siper olarak Murat’a doğru bir adım attı.